TEMA’nın doğayı koruma mücadelesine tam destek veriyoruz.

Bir ülkenin geleceği, toprağına nasıl davrandığında da görünür. Üzerinde üretim yaptığımız, şehirler kurduğumuz ve yaşamımızı sürdürdüğümüz toprak; geçmişten devraldığımız, gelecek kuşaklara karşı sorumluluk taşıdığımız ortak bir varlıktır. TEMA Vakfı’nın Türkiye’ye hatırlattığı düşünce, bu sorumluluğu günlük hayatın ve toplumsal kararların merkezine taşımaktır.
İki kurucunun bıraktığı ortak miras
Hayrettin Karaca ve A. Nihat Gökyiğit, TEMA Vakfı’nı 1992 yılında birlikte kurdu. Türkiye’nin “Toprak Dede” olarak tanıdığı Karaca, doğaya duyduğu sevgiyi erozyon tehlikesini anlatan bir toplumsal çabaya dönüştürdü. “Yaprak Dede” olarak anılan Gökyiğit ise doğal varlıkların korunması ve kırsal kalkınma çalışmalarına öncülük etti. İkisinin ortak mirası, doğayı korumanın süreklilik isteyen bir sorumluluk olduğuna dair güçlü bir örnektir. [1]
Bu mirası anlamak, geçmişte yapılmış çalışmalara saygı duymanın ötesine geçer. Bir ağacın, bir tarlanın veya bir su kaynağının geleceğini bugünkü kararlarımızın parçası hâline getirmeyi gerektirir. Karaca’nın doğayla kurduğu yakın ilişki, çevre duyarlılığının yalnızca raporlarda değil, insanın yaşadığı yere gösterdiği özenle de büyüdüğünü hatırlatır.
TEMA’nın merkezinde yaşamı korumak var
TEMA’nın tam adı, Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı’dır. Vakıf; toprağın, suyun, ormanların ve biyolojik çeşitliliğin korunmasını, erozyon ve çölleşmeyle mücadeleyi, çevre politikaları ve toplumsal farkındalık çalışmalarını amaçları arasında tanımlar. [2]
Bu çerçeveye IBL açısından baktığımızda, doğayı korumanın ekonomik düşüncenin de içinde yer alması gerektiğini görüyoruz. Bir yatırımın değeri, yalnızca bugün ürettiği gelirle değerlendirilemez. Kaynakları nasıl kullandığı, bulunduğu çevreyle nasıl ilişki kurduğu ve geleceğe hangi koşulları bıraktığı da kararın parçası olmalıdır.
Bir çocuğun doğayla kurduğu bağ
TEMA’nın doğa eğitim programları arasında Minik TEMA, Yavru TEMA, Ortaokul TEMA ve Lise TEMA yer alıyor. Farklı yaş gruplarına yönelik bu yapı, çevre farkındalığının eğitim boyunca ele alınmasına imkân veriyor. [3]
Doğa eğitiminin değeri, bilgiyi yaşanan çevreyle buluşturmasındadır. Bir çocuğun ağacı tanıması, toprağı merak etmesi ve suyu dikkatle kullanmayı öğrenmesi; ileride vereceği kararlar için bir başlangıç oluşturabilir. İş dünyasının bu çabalara değer vermesi, kendi geleceğinin de bilinçli kuşaklarla şekilleneceğini kabul etmesidir.
Kırsal yaşamı gözeten bir gelecek
TEMA, kırsal kalkınma yaklaşımında sürdürülebilir toprak ve arazi yönetimi ile kırsal yaşam arasındaki ilişkiyi öne çıkarıyor. Bu alandaki projelerini, doğal varlıkların korunmasıyla üretimin devamlılığını birlikte ele alan örnek çalışmalar olarak açıklıyor. [4]
Bizim için bu yaklaşımın temel mesajı, çevresel sorumluluğun yerel yaşamı ve emeği de gözetmesidir. Bir bölgede uzun vadeli değer oluşturmak, o bölgenin insanlarını, üretim kültürünü ve doğal koşullarını birlikte anlamayı gerektirir. Sağlam ekonomik değerlendirme, bu ilişkileri görünür kıldığında daha anlamlı hâle gelir.
IBL Finance olarak tam destek veriyoruz
IBL Finance olarak TEMA Vakfı’nın toprağı, doğal varlıkları ve gelecek kuşakların yaşam hakkını koruma mücadelesine tam destek veriyoruz. Hayrettin Karaca ve A. Nihat Gökyiğit’in ortaya koyduğu sorumluluk anlayışını saygıyla benimsiyor; bu anlayışın daha geniş kitlelere ulaşmasını değerli buluyoruz.
Bu yayınla TEMA’nın çalışmalarını görünür kılıyor, okuyucularımızı çevresel farkındalığı artırmaya ve Vakfın resmî kanallarından bilgi almaya davet ediyoruz. Desteğimizi, doğanın korunması ve toplumda sorumluluk bilincinin güçlenmesi yönündeki açık duruşumuzla ifade ediyoruz.
Finansal bakış açımız bize uzun vadeyi düşünmenin önemini hatırlatıyor. Doğanın korunmasında da sabır, süreklilik ve özen belirleyicidir. Geleceğe karşı sorumluluk, bir günün mesajından çok, birbirini destekleyen kararlarla anlam kazanır.
Bu mirasa herkes katkı sunabilir
TEMA’yı daha yakından tanımak isteyen okuyucularımız; Vakfın resmî internet sitesinden çalışmalarını inceleyebilir, gönüllülük ve destek seçenekleri hakkında bilgi alabilir. Bilinçli katılımın ilk adımı, doğru kaynaktan bilgi edinmek ve kendi imkânlarımızla sürdürebileceğimiz bir katkı biçimi bulmaktır.
Bir kurucunun bıraktığı en güçlü miras, başkalarının da sorumluluk üstlenmesini sağlayabilmesidir. Toprak Dede ve Yaprak Dede’nin hatırlattığı bu sorumluluğu yaşatmak, ortak geleceğimize gösterdiğimiz özenle mümkündür. IBL Finance olarak, toprağa sahip çıkmanın geleceğe sahip çıkmak olduğuna inanıyoruz.
Kaynaklar
- TEMA — Kurucu Onursal Başkanlarımız ↗
- TEMA — Varoluş Nedenimiz ↗
- TEMA — Doğa Eğitim Programları ↗
- TEMA — Kırsal Kalkınma Çalışmaları ↗
Bu yazı, IBL Finance’in TEMA’nın amaçlarına yönelik bağımsız destek ve farkındalık beyanıdır; resmî sponsorluk, iş birliği veya yapılmış bir bağış duyurusu değildir.